Çınarcık Mutlu Sonlu Masöz Bayanlar
Çınarcık Mutlu Sonlu Masöz
“Teşekkürler Sybil. Hepsi bu kadar.” Sybil bir kez daha eğildi, sonra uzaklaşan ayak Çınarcık Mutlu Sonlu Masöz sesleri duyuldu. Aşağıda, gmeşhurk eğitimlerini tamamlayan sürüler dağılmaya başladı. Sihirbazlar onları Ay yüzeyinin altındaki organik labirentin farklı mağaralarına doğru yönlendirdiler. Ailesinin, zamanında sadece bir gözlem yaratığı olarak görülen bu adam ve çocukların, kendi hâkimiyeti süreında bu hâle geldiğini görmek garip bir duyguydu. Başka her ordudan daha hızlı ve güçlü bir ordu, insan zekâsı, kurt içgüdüleri, çocuk itaatkârlığı. Askerler Levana’yı tedirgin ediyordu ve bu, senelerdir hissetmediği bir duyguydu. Böylesine çok Aycı, üstelik değişik beyin dalgalarına haiz adamlar…
Ve Levana, onların hepsini kontrol etme gücünden yoksun. Minimumından tek seferde hepsini. Bu canavarlar -bu bilimsel yaratıklar- ona hiçbir şekilde bir sevgi beslemeyecekti. Ay Ülkesi insanlarının ona beslediği türden bir sevgi. Dünya insanoğluının yakında besleyeceği türden bir sevgi. Alt ranzasına kıvrılmış bir hâlde, saatlerce ağladı. Her hıçkırışı ağrıyan kaslarında yankılanıyor, duyduğu acı, yalnız daha çok ağlamasına sebep oluyordu. Odadaki dolabı karıştırıp alttaki çekmecede güzelce katlanmış bir ordu üniformasını bulduğunda, saatlerdir süregiden tüm o adrenalin, öfke ve inkâr bir anda boşalmıştı.
Çınarcık Mutlu Sonlu Masöz
ABD Ordusuna ilişkin üniforma, mavinin tonlarından oluşan Avrupa pilotlarınınkinden farklı olarak gri ve beyaz tonlarda olmasına karşın, gene de babaannesinin pilotluk günlerinde giydiği üniformayı hatırlatıyordu. Sadece beyaz tişörtü elleri arasına almış ve uzun uzun ağlamıştı. O kadar uzun süre ağlamıştı ki tişört en az, içinden çıkması gereken kıyafetler kadar ıslanmış ve pislenmişti. Gözyaşları sonunda kurumaya başladığında, artık tüm vücudu titriyordu. Keskin bir nefes alarak sırtüstü döndü ve elindeki tişörtle, yüzündeki son yaşları da sildi.
Önceden, ağlamasının her diner şeklinde oluşunda, aklından “Babaannem artık yok” kelimeleri geçmiş ve gözyaşları yeni bir güçle akmaya başlamıştı. Fakat bu kelimelerin içi artık boşalmaya başlamış, acı yerini uyuşukluğa bırakmıştı. Midesi guruldadı. Scarlet inleyerek bir elini karnının üstüne koydu ve gözlerini kapayıp uyumaya çalışsa, bedenim bir gündür bir şeyler yemediğini unutur mu, diye düşündü. Fakat orada öylece yatıp kendini uyuşukluğa teslim etmeye hazırken, midesi yeniden guruldadı. Hem de daha yüksek bir sesle.
Son yorumlar